Killzone: Mercenary (Ön-İnceleme)

Tarih Ağu 24 2013 - 10:38am - Egin
1838

Merhaba arkadaşlar. Bildiğiniz üzere birkaç hafta önce PSN’de, daha önceden kayıt yaptıran şanslı kişiler Killzone: Mercenary kapalı betasına katılma hakkı kazandı. Birkaç gün önce de, PS Plus abonelerine, daha sonra tüm kullanıcılara da verilmek üzere açık betaya katılma hakkı sunuldu. Ben de bu betadan yola çıkarak, elimize geçmiş olan tüm bilgilerle, oyunun çıkışına az bir zaman kala şöyle enine boyuna anlatayım dedim. Bir nevi bu yazıyı açık beta incelemesi olarak da kabul edebilirsiniz. Bakalım sabırsızlıkla beklenen Killzone oyunu, Vita’yı kurtaracak potansiyele sahip mi?

Killzone: Mercenary

Savaş, Bizim İşimiz

Killzone, PS2 ve PS3 kullanıcılarının çok sevdiği bir PlayStation exclusive FPS serisi. Oyun kendine has oynanışı ve ilginç hikayesiyle her zaman olumlu eleştiriler almış bir seri. Serinin bu oyununu, diğer Killzone oyunlarını yapan Guerilla Games’in bir yan stüdyosu Guerilla Cambridge yapıyor. Guerilla Cambridge deneyimli ve yetenekli geliştirici kadrosuyla biz oyuncuların güvenini en başından kazandı. Killzone serisi uzak bir gelecekte, Helghan ve insanlığı temsil eden ISA adlı iki taraf arasında geçen savaşı konu alıyor. Ancak Mercenary’de biz gri tarafız. Ne iyiyiz, ne de kötü. Biz bir paralı askeriz ve düdüğü çalan taraf için savaşıyoruz. Adamımızın adı Arran Danner ve oyunumuz ilk Killzone’un hemen sonrasında geçiyor. Phantom adlı bir askeri kuruluş tarafından kiralanmışız ve savaşın kaderini değişterecek seçimlerle ilerliyoruz. Aslında bu noktada ben sağlam bir sürpriz bekliyorum. Mercenary bence Killzone serisiyle çok bağlantısız gözükse de diğer Killzone’larla çok şaşırtıcı bir şekilde bağlanabilir. Daha önceki oyunlardaki bir olayın sorumlusu biz çıkabiliriz mesela çünkü dediğim gibi oyun Killzone’un genel hikayesinin başlarında geçiyor. Mercenary’den hikaye olarak büyük beklentiler içerisindeyim çünkü bulunduğu evren açısından, iyi bir hikaye potansiyeline sahip ve bir paralı asker portresi, Danner’ı çok ilginç bir karakter yapabilir. Özellikle karakterimizin geçmişini çok merak ediyorum. Diğer Killzone karakterlerini bu oyunda görmemiz olası. Hikayenin diğer Killzone’lardaki gibi iyi olacağına şüphem yok.

Teknik Detaylar ve Oynanış

Bu konuya grafiklerle başlamak istiyorum. Evet, o göz alıcı, muhteşem grafiklerle. Açıkçası oyunun -özellikle de görüntü kısmının- herkes tarafından çok fazla övülmesi ve her fırsatta grafiklerin kudretinden bahsedilmesi beni bu konuda biraz ön yargılı yapıyor ve karamsar düşünmemi sağlıyordu. Oyuna girerken görüntü kalitesinin, anlatıldığı kadar iyi olmayacağından emindim. Yanılmışım. Kaplamalar, detaylar, efektler ve atmosfer tek kelimeyle mükemmel. Örneğin yağmurlu bir atmosferde, tıpkı gerçek hayatta olduğu gibi, görüşünüze damlalar karışıyor. Sudaki yansımalar es geçilmemiş mesela. Bu tür detaylar oyun üzerinde gerçekten özveriyle çalışıldığını kanıtlar şekilde. Hele ki ışık oyunları, gördüğüm en başarılı seviyedeydi diyebilirim. Karanlık bir yerde, ışığın kaynağına doğru ilerledikçe bir çizgi gibi dağılıyor ve yakınlığınıza göre ışık, gerçekçi bir şekilde azalıp çoğalıyor. “Bunlar önemsiz teferruatlar,” diyebilirsiniz ama Vita’da bu kaliteyi maalesef daha önce yaşamamıştık ve iyi bir oyunu, unutulmaz yapan bu tür küçük detaylardır.

Hoşlanmadığım şekilde grafiklerden çok bahsettim ama bu konsoldaki en üst seviye olduğundan bu övgüyü hak ettiğini düşünüyorum. Oynanışa geçersek, klasikleşmiş Killzone oynanışı ve bu oynanışı Vita’da görmenin kimseyi rahatsız ettiğini sanmıyorum.  Oyunun kontrolleri gerçekten çok kullanışlı. Hassasiyet oyunu ilk açtığınız seviyede ideal ancak yine de isterseniz değiştirebiliyorsunuz. Nişan almak kolay ve bu da oyunu çok akıcı hale getiriyor. Betada kullanılabilir bir harita var. Bu harita bana biraz küçük geldi ama harita içindeki atmosferin değişken ve hareketli olması, bunu göz ardı edebilmenizi sağlıyor. Haritaları biraz daha genişletip, maksimum oyuncu sayısı 12 veya 16’ya çıkarılsaydı, çok daha uzun süre kendini oynatma potansiyeline sahip olabilirdi. Maksimum kişi sayısının düşük olması, geliştiriciler tarafından Vita’daki parti desteğinin 8 kişiye kadar olmasına bağlanıyor. İleriki güncellemelerde parti kapasitesi genişletilmeli, yoksa bu multiplayer kısmında 8’i aşamayacağımız anlamına geliyor ki bu Vita açısından hiç iyi olmaz.

Multiplayer Keyfi ve Genel Sistem

Betada maalesef tek kişilik bir bölüm yok ve dediğim gibi çok oyunculu kısım da kısıtlı. Kısacık da olsa bir deneyim demosu verilebilirdi aslında. Yine de bu küçük deneyim bile insanı çok heyecanlandırıyor ve kendini oynatıyor. Öncelikle oyunda oturtulmuş ve önceden oturulup planlanmış bir sistem var. Her oyuncunun bir Mertlik Kartı oluyor ve bu kart her gün güncelleniyor. Karşılaşma sırasında birini öldürdüğünüzde Mertlik Kartı kalıyor ve yanına gidip almanız gerekiyor. Ancak sizin öldürdüğünüz düşmanın Mertlik’ini başkası alabiliyor ve takım arkadaşınızdan biri öldüğünde de, rakip takıma kaptırmamak adına Mertlik’ini alabiliyorsunuz. Mertlik Kartlarının farklı özellikleri var ve iskambil kartları baz alınarak tasarlanmış. Oyunu daha uzun süre oynamanızı sağlamak açısından, güzel ve bir o kadar da özgün bir motive yöntemi.

Oyunda bir paralı asker olmamız “para sistemi”ni doğurmuş ve doğal olarak bu sistemin oyundaki önemi çok büyük. Oyundaki her hareketimizle para kazanabiliyor veya kaybedebiliyoruz. Örneğin oyunda bir yerden atlayıp (veya düşüp) öldüğünüz zaman intihar etmiş sayılıyorsunuz ve bu da size -100 para cezası getiriyor. Birini öldürdüğünüzde veya Mertlik Kartını aldığınızda da para kazanıyorsunuz. Bir de Silah Tüccarı var ki, burası da kazandığınız paralarınızı harcayabileceğiniz yer. Her türlü mühimmat ve silahı buradan ediniyorsunuz. Silah alınan yerin bile tematik olarak işlenmiş olması, oyunun yapısının ne kadar çekici olduğunu gösteriyor. Silah Tüccar’ını, Blackjack işletiyor. Bu adama bayıldım, ilk kez girdiğinizde, Polis Akademisi filmlerindeki tavırla:”İşimi yapmaya sabırsızlanıyorum, adamım” dediği zaman sizin de hoşunuza gideceğine eminim.

Oyun CoD: Declessified, Resistance: BS veya diğer birçok FPS oyunundaki gibi düz, önüne çıkanı öldür mantığında işlemiyor. Mücadeleler; verilen talimatlar ve yapılması gereken görevler içeriyor. Bu görevleri yaparken bazı mini oyunlar var ve bunlar oyuna çok iyi adapte edilmiş. Bir patroniçe ablamız bize ne yapmamız gerektiğini söylüyor ve maç sonundaki durumu bize aktarıyor. “Bu her oyunda var, ne olmuş ki” diyeceksiniz ancak bunları Vita’da Türkçe duymak ayrı bir zevk olmuş. Çeviri ve seslendirmeler fevkale ve bu konuda Sony Türkiye ekibini, özverili çalışmasından dolayı tebrik ediyorum. En son bu konuda yaşadığımız Crysis 3 faciasından sonra, Mercenary için de endişeliydim. Ama şimdiye kadar hiçbir çeviri hatası ile karşılaşmadım ve seslendirme sanatçıları da çok iyi iş çıkarmış. Oyunun çoklu oyuncu kısımları tüm bu artı özellikler toplandığında, size tam dolu bir Vita şarjını tek oturuşta bitirtebilir. Uzun süre oynadığınızda canınız sıkılmıyor ve karşılaşmalar heyecanlı geçiyor.

Killzone: Mercenary; akıcı ve hassas oynanışı, harika grafikleri, eğlenceli multiplayer karşılaşmaları ve ilgi çekici hikayesiyle Vita’nın en iyi oyunu olmaya aday. Vita kullanıcılarının uzun süredir beklediği kaliteyi verebileceğine ben inanıyorum. Her yönden kaliteli bir oyun olacağına inancım tam. Killzone: Mercenary, 4 Eylül’de çıkıyor ve PS Store’da 84 TL’lik fiyat etiketiyle ön-siparişte. Vita’daki bu neredeyse kusursuz Killzone deneyimini kaçırmayın diyor ve mutlaka almanızı öneriyorum. Şahsen ben kesinlikle alacağım. Esen kalın.

Yazar Bilgileri

Video oyunlarına hayatının büyük kısmını adamış şahsiyet. Yazmaktan, okumaktan ve oynamaktan büyük zevk alır.

Beni Facebook'da Bul
Facebook'da

  • enes

    çok güzel inceleme olmuşeline sağlık

  • Belegdur

    Oyunu demin denedim ve grafikler konusunda çok beklentim yoktu, özellikle gameplay videolarında fps düşüklüğü görünüyordu sanki. Fakat oyuna başladığımda çok akıcı ve güzel grafikleri olan bir oyunla karşılaştım. Çıktığı gibi alacağım.