LIMBO (İnceleme)

Tarih Ağu 11 2013 - 3:47pm - UMBUT
1722
GENEL PUAN
  • Grafik
  • Ses
  • Oynanabilirlik
  • Atmosfer
  • Fiyat/Hafıza

Spoiler içerir – 

” Uyandı…Gözlerini kırptı…Karanlık dünyanın içinde ne olduğu bilinmez bir boşluktaydı.Ayağa kalktı ve sadece koştu…”

Herkese merhaba ;

Oyun oynamak için insana para harcattıran ne olabilir ? Kimi zaman Futbol oyunlarındaki gerçekçilik,kimi zaman World of Warcraft gibi uçsuz bucaksız bir dünyada geliştirdiğimiz karakterler, kimi zaman otomobil yarışlarından keyif almamızı sağlayan konsollar,kimi zaman Counter Strike gibi taktik düşüncenin gelişmişliği…Kİmi zamansa sıradışılık. Şimdi karşı karşıya olduğumuz durumsa tamamen SIRADIŞILIK !

Sıradışılık dediğimiz şey gözümüze ne kadar basit gelirse gelsin başlı başına farklı olan şeylerin bizde bıraktığı iz olarak kabul edebiliriz.Bu durum yıllar sonra bile kendinden bahsetiriyorsa EFSANE OLMUŞ demektir. Şimdi yaşayan bir efsaneden bahsedebiliriz. Adı mı ? Karakteri mi ? Anlamı mı ? Bilmiyoruz, ama bildiğimiz tek şey, onun LİMBO oluşudur.

Limbo tarzı gereği 2 boyutlu puzzle oyunu denebilir. Platform demiyorum çünkü Mario gibi vur-geç tarzı özgür bir alan yerine bulmacalar ile bölüm geçebileceğimiz bir oyunu oynadığımızı söyleyebilirim. Oyun açıldığında kısa bir loading ekranının ardından yoğun bir rüzgar sesi ile bizi karşılıyor. Ana temanın tamamiyle siyah beyaz renkler ile arka plandaki ışıklandırma ile beslendiğini anlıyoruz. Oyunda müzik olmaması,onun kötü olduğunu göstermiyor. Aksine ürpertici ses efektleri ile bizi tedirgin ettiğini söyleyebiliriz. Oyun öyle basit yapılmış ki, ne bir demo,ne bir arayüz,ne bir ayar… Sadece bize bırakılan 40 KOCA BÖLÜM !!

Oyunda 10-11 yaşlarında olduğunu tahmin ettiğim bir çocukla koşturmaya başlıyoruz. Fakat anlıyoruz ki koştuğumuz bu alanda onlarca hareket edebilen ve ölmemize sebep olan tuzaklar kurulu. Bu tuzaklardan anladığımız ise HAYATTA KALMAYA ÇALIŞMAMIZ GEREKTİĞİ… Amacımız sadece bu tuzaklardan kurtulmaya çalışmak değil,aynı zamanda bu tuzakları alt etmek için yine çevremizde gördüğümüz eşyaları , malzemeleri ya da tuzağın kendisini kullanmak… Böylece yolumuza devam ediyoruz.

Oyunda ilerleme sağlıyoruz ama geçtiğimiz bölümler ile ilgili LOADING veya buna benzer ipuçları çıkmıyor. Bu yüzden oyunun genel olarak neresindeyiz göremiyoruz. Bu tamamen süpriz. ( Load CHapter kısmında tektek sayarak kalan bölümleri görmemiz mümkün ;) ) Ama kısaca geçtiğimiz her tuzağın 1 bölüm olduğunu söyleyebiliriz.

Oyunda belli bir zorluk seviyesi yok. Genel olarak da giderek artan bir zorluk seviyesi olduğunu söyleyemeyeceğim. Bu yüzden oyun ilerledikçe tamamen kendi çabamızla oyunu bitirmek bize bir haz verecektir. Sadece tek bir yerde ( 36.bölüm ) takılıp sonunda internetten kopya çektiğimi söyleyebilirim.

Oyunda soğuk ve ıssız bir müzik var ve açıkçası bu müziği duymuyoruz bile. Atmosfer devamlı kendine bağladığından aslında bu basit grafikli oyun için GRAFİKLERİ KÖTÜ diyebilmek için uzun uzun düşünmek gerekiyor. ( Düşünmek isteyen varsa ) Dediğim gibi, oyunları sadece grafik veya ses yönüyle değil bazen sadece oynanabilirliğiyle,bazense hepsini göz önüne alarak değerlendirmek,bazense yapay zekaya bakarak değerlendirmek gerekiyor. Bu yüzden Limbo başlı başına bir FENOMEN !

Gelelim oyundaki engellere. YAni ölmemize sebep olabilecek şeyler. O kadar çeşitli ki, bazen yüksekten düşmek,kutu altında kalmak ya da suda boğulmak olabilirken,bazen örümceğin sivri ayaklarında can verirken, kimi zaman da testerenin keskin ağzında paramparça olabiliyoruz. Kulaklığı taktığımızda bazı yerlerde hoplamamız mümkün. Aynı zamanda oyunun esrarengiz havasının verdiği gerginlik bende bile etki yarattı kimizaman… Bu konuda zaten ESRB’de TEEN derecelendirmesi alan oyun benim kanaatimce de en az 13 yaş üzeri için daha uygun olur demeliyim. ( Biz öyle herşeyden korkmayız değil mi ? :D )

Oyun çabuk bitiyor ve bu biraz can sıkıcı demeliyim.Oyunun sonunda ise bir kıza kavuşuyoruz ama ne olduğunu anlamadan CAST bölümü geliyor. Açıkçası daha değişik tuzaklar olsa fena olmazdı.Bu konuda Mutant Blobs Attack’ın arkasında kalıyor diyebiliyorum. İlk olarak 2010 yılında sürülen Limbo daha sonraları diğer platformlara da uyarlandı ve yaklaşık 8Milyon dolarlık hasılat elde etti. Bu yüzden özüne sadık kalınmasını saygı ile karşılıyorum. HAfızamızda 128 MB yer kaplaması da ayrı bir artı kabul edilebilir. Ayrıca bazı arayüzlerde 3boyutlu gözlükle de oynanabildiğini belirtmem gerek.

Oyunun yapımcısı ise ismiyle oyuna renk veren PLAYDEAD . 2011 yılında THE BEST VIRTUAL ART ödülü alan yapımcı Arnt JEnsen ve oyunu yapan firma ise Danimarkalı. Aslında Limbo’nun isim anlamı da biraz ürpertici. +18 olduğundan fazla da deşmek istemiyorum açıkçası ;) Fakat JEnsen’e dönersek 2004 yılında Visual BAsic programında kendini geliştirdiğini söyleyebiliriz. Oyunla alakalı ilginç bilgiler ise örneğin oyundaki KOCAMAN ÖRÜMCEĞİN Jensen’in örümcek korkusundan ileri geldiğini , müziklerin MArtin Stig Andersen imzalı ve türünün AKUSMATİK MÜZİK ( yani korku filmlerinde duyduğumuz sözsüz,ürpertici elektronik müzik diyebiliriz. ) olduğunu belirtebilirim. Ayrıca Andersen bu tarz müzikleri aynı zamanda PRince of PErsia ve  Uncharted 2 ‘de de kullanmıştı.

Gelelim veda satırlarına ;

Basit,gösterişsiz,ürpertici…PC’de her indirdiğim sürümünün virüslü olduğu ve orjinalini almanın Vita’da nasip olduğu bu oyunu bitirmenin mutluluğu içinde anlatabileceğim tek şey , bu tarzın tadına varın .

Herkese iyi oyunlar , iyi bayramlar … :)

Veda Notları:

Grafik : Kendi türüne göre basit ama ışık etkileri  ile siyah beyazı sevdirip atmosfere uygun görsel efektleri ile başarılı.
Ses : Müzik kaotik,ürpertici,başarılı ama sarsıcı değil.Yine de ufak çevresel sesler uyumlu.
Oynanabilirlik: Oldukça basit,kafa çalıştırmayı gerektiren bundan da zevk aldıran yapay zekası bulunuyor.
Atmosfer: Her şeyi unutup bölüm geçmeye odaklandıran oyun,ürpertici yapısıyla da türünde bir ilk.
Fiyat/Hafıza: Az yer kaplıyor ama fiyatı hafif yukarılarda.

Genel : Türünün ilk örneği olmasıyla adından sözettirecek kalitede bir oyun. Keşke daha zorlu ve uzun bölümleri olsaydı.

  • Ufuk toker

    elinize yüreğinize sağlık, güzel bir inceleme olmuş

  • cloudcaelum

    Güzel inceleme olmuş, oyun gerçekten çok iyi, atmosfer müthiş, olayın nereye varacağını merak ediyorsunuz. PS+ ile aldığım PS3 versiyonu sayesinde oyun Vita için beleşe geldi. XD Vita’da acayip zevkli oluyor.

  • memoplayer

    Spoiler dolu bi inceleme olmuş afedersin. Oyunu henüz bitirmemiş biri olarak keşke okumasaydım.