Worms Revolution Extreme (İnceleme)

Tarih Eki 13 2013 - 6:18pm - UMBUT
1916
GENEL PUAN
  • Grafik
  • Ses
  • Oynanabilirlik
  • Atmosfer
  • Fiyat/Hafıza

Ehuhehue !! Herkese tekrar merhaba … Bayram geldi hoşgeldi !! Tatil geldi hoş geldi :) Ve Vitalar elimizde , top tüfek belimizde , biz gideriz vurmaya hey vurmayaaa !

Evet , bu sefer vurmaya gidiyoruz. Bizi gururdan öldürecek bir rütbenin sahibi olarak , yani SOLUCANLARIN KOMUTANI olarak rakip solucanları öldürmeye gidiyoruz. Bir solucan diğer bir solucanı neden öldürmek istesin ki ? Hem istese bile  bunu nasıl yapacak? Eli yok , ayağı yok … Başı,arkası belli değil …Zıpla desen zıplayamaz ; koş desen koşamaz… İşte burada yanılıyorsunuz…Bu solucanlar atlıyor,zıplıyor,bazuka tutup el bombası bile atabiliyor.Yani delikanı solucan bunlar. Bize de geriye gülüp eğlenmek kalıyor ..!!

Aylarca Team 17 ile görüşmeye çalışıp bilgi alamamanın ( 1,5sene ) sıkıntısından sonra Worms’un Vita’ya uyarlanacağını duyduğumda çok heyecanlanmıştım.Malum 1997 senesinde ben bir lise öğrencisiyken her ay aldığım CD OYUN ( Keşke şimdi de olsaydı yine ) dergisinin bir demosunda görmüştüm bu oyunu. O zamanlar PC için orjnal kutulu oyun bulmak için yurt dışından getirtmek gerekirdi,fakat ben şanseseri kutusu açılmış ama içeriği orjinal olan WORMS 2’yi bir bilgisayarcıda bulmuş ve haftalık harçlığımın hepsini bu oyuna yatırmıştım. Elde bilgisayar yok,belki bir arkadaşta oynarım umudu taşıyarak bu solucanlarla uğraşma şansını o zaman yakalamıştım.

Sonra oyun çok sevdiğim bir arkadaşım ile aramızda büyük bir rekabete dönüşmüştü: BASAR TEAM vs TIKAR TEAM .!! Solucanların isimlerini kafamıza göre değiştirip hırs yapıyor, 8’e 8 çarpışmaların ardı arkası kesilmiyordu. Hele ki oyunun açılış videolarını izlemeden duramıyorduk :

YouTube Preview Image

Bu uzunca girişten sonra gelelim oyuna  ;)

ATTACK !! ……  I GOTCHA !!!!

Team 17 yine coşmuş ve orjinalini bozmadan viaya uyarlanabilecek çok güzel bir oyun yapmayı başarmış.Amacımız 4’e 4 veya daha az sayıdaki solucanlarımızla karşı takımdaki solucanları öldürüp,son solucan da ölünce maçı kazanmak. Bu yüzden oyun hem platform özelliklerini hem strateji hem de aksiyon öğrelerini barındırıyor. Worms’u açtığımızda biraz beklersek arka tarafta bir savaş olduğunu anlıyoruz.Etrafta kola kutuarı,çamaşır makinası,mantarlar,çiçekler gibi abuk subuk şeyler varken Super sheep yıldızlar saçarak bir yere çarpıyor,yukarıdan bir uçak bombaları gönderiyor,ekranımız sallanıyor…Oyunun menüsüne girdiğimizdeyse şu seçenekler var :

Single Player  :   Tekli oyun oynayabileceğimiz bölüm.Bu oyunu multiplayer oynayamayacak arkadaşları memnun edecek bir kısım.Bu bölümde sıra sıra bize verilen görevleri bitirebileceğimiz bölümler yer almakta.Campaign’de 4 adet görev yer almakta ve tüm görevler 7-8 farklı görev içermekte.İlk görevde el alışkanlığı ve silahları ufak ufak tanıyabileceğimiz alıştırma bölümünün ardından giderek zorlaşan diğer bölümler bayağı vaktimizi alacak ,hiç merak etmeyin.

Bunun gibi PUZZLES, ALL THE FUN OF THE FAIR , MISSION ON MARS ve MEDIEVAL TALES bölümlerinde birbirinden farklı oynama şekillerine sahibiz.Kimi yerlerde canımız tek,kimi yerlerde de oyun içinde karşımıza çıkabilecek zorlukların bölüm olarak yansımaları mevcut. Ben hepsini denedim ve hepsi de başlıbaşına vakit alıyor. (Daha multiplayer’a geçmedim bile )

Versus : Bu bölümde eğer yanımızda bir arkadaşımız varsa ikimizin kapışabileceği bir oyun şekli.Çok iyi düşünülmüş,çünkü yanımızdaki arkadaşımızı 15-20 dakika beklemektense beraber AL ABİ SIRA SENDE diyebileceğimiz bu seçenek oyunu almak için başka bir sebep. ( Ben evde ablamı yeniyorum mesela heheh )

Online Multiplayer : İşte oyunu almak için başka bir sebep. İnternet üzerinden 2li kapışmalarımızı buradan yapabiliyoruz.Fakat burada benim çözemediğim bir sıkıntı,nedense online insan bulmak zor. Bu modda keşke party seçeneği kullanılsaydı da arkadaşlarımızla direkt oyuna dalabilseydik.Ama ben yine de online da oynayabiliyorum ve bu gayet keyifli …

Leaderboards : “Beni geçebilen var mı bakiyim ?” diye ortalığı kolaçan edebileceğiniz bir kısım.

Customisation: Yine keyifli bir kısım. Bu kısımda solucanlarımızı seçebiliyoruz.Oyunda geçebildiğimiz bölümler sonunda süreye göre altın-gümüş veya bronz madalya ile ödüllendirilip belli bir CREDITS kazanıyoruz.Onunla da yeni solucanlar almak mümkün.Örnek olarak Scientist denilen solucanın beyni biraz büyük :) Ama ona her el geldiğinde takımdaki tüm solucanların hayatlarına +5 katıyor. Örneğin 100 canı varsa 105 oluyor. Scouts ise minik ve sevimli bir kurtçuk ve bu kurtçuk daha ince yerlerden geçebilip 2-3 kat ileri havaya zıplayabiliyor.Özellikle Sentery Gun ve mayın gibi tuzakardan hızlıca kurtulmak için bunu kullanabiliriz.Heavies ise ağır solucan. BABA gibi birşey ki zaten hareketleri ağır ama ona denk gelen patlamalarda canı diğerlerine göre daha az gidiyor ve yine bu patlamalarda etrafa savrulması daha az. Bir de Formation var. Formation’da takımımızda yer alacak solucanları belirleyebiliyoruz.İsim verebiliyoruz.Uniform ile solucanları giydirebiliyoruz.Yani aksesuar takabiliyor,ölünce mezar taşlarının şekilleri ayrı olabiliyor,kazandığımızda sevinç efektleri farklı olabiliyor,konuşma tarzı belirlenebiliyor ve savaşılacak( multiplayer’da) alan belli edilebiliyor.Bu da çok iyi düşünülmüş.

Edit Game Settings:  Oyunda ayar yapabildiğimiz kısımlar.

HElp/Options kısmını da herhalde anlatmaya gerek yok…

OH DEAR…!!

Gelelim oyuna dalmaya. Her loading ekranında bize silahlarla alakalı bilgiler veriliyor ama biraz hızlı geçiyor diyebilirim.Bunun dışında bu yükleme ekranının bizi sıkmayacak kadar kısa olduğunu söyleyebilirim yine…Her oyundan önce arka fondan bir ses oyunu tanıtıyor ve buradaki animasyonlar , özellikle de direktif verilen solucanların verdiği tepkiler çok şirin. Bazen bunlara takılmak keyifli olabiliyor ama tabiki de direktifi pas geçip direkt oyuna dalmak da mümkün.Oyun başladığında ana ekranda kırmızı renkli olan solucanlar bizim solucanlarımız.Üzerlerinde isimleri ve bir sayı var.Bu sayı CANLARI. Sol altta rüzgar durumunu gösteren bir kutu var. Rüzgarın şiddetine göre atışımızın etkilenmesi kaçınılmaz.Sıra hangi solucandaysa onun üzerinde bir ok beliriyor .Ekranın yine alt ortasında iki takımın sağlık durumları yer alıyor. Burada güzel olan ise kaç solucan varsa o solucanların canı kadar kutucukların ufak ya da büyük olmasının gösterilmesi.Sağ alttaysa Atış için kalan süre ve oyunun genel süresi…Genel süre bitince hangi takımın toplam canı fazlaysa o kazanıyor. Oyun sonunda ise istatistiklere bakmak çok keyifli.Hangi solucanı efektif kullanmışız,hangisi en çok hasar almış görebiliyoruz.

Sıra geldiğinde solucanın üzerinde 5-4-3-2 diye bir geri sayım çıkıyor.Bu geri sayım sırasında istediğimiz solucanı seçebiliyoruz ama ben henüz bu işlemi gerçekleştiremedim.Sıra bize geldiğinde neler yapabiliyoruz , şimdide bunlara bakalım :

Sol ROLL ile solucan hareket ediyor.Kare ile öne ileri zıplayabiliyoruz. İki kez kare yapınca yukarı zıplayabiliyoruz.O ile silahlarımız seçebiliyoruz ve x ile de ateş edebiliyoruz. Ateşe basma süremiz ateşleme şiddetini değiştiriyor.Yani uzak bir yer için daha uzun süre X’e basmamız gerekiyor. O’ye  bastığımızda Inventory denen silah seçeneği çıkıyor.Burada elimizdeki mevcut silahlar var ise renkli,yoksa boş,siyah beyaz ise BİRAZ SONRA AKTİF OLACAK manasını taşıyor.Eğer silahların üzerinde 2-3 gibi rakamlar varsa o kadar adet hakkımız var demek.Ama hiçbirşey yoksa SINIRSIZ demek.

Silahların da değişik özellikleri var.Kimisi ateşlenebiliyor( bazuka ),kimisi fırlatılabiliyor( el bombaları ),kimisi ise bırakılabiliyor ( dinamit gibi ) Bazı silahlar uzaktan kumadalı ( yukarıdan uçak bırakıyor ) , bazıları makinalı silahlar ( pompalı,uzi ), bazıları da bırakmalı ( Koyun,inek,yaşlı kadın ) Evet…Bu silahlar oldukça komik. Yaşlı kadına şaşırmamak elde değil.BAstonlu teyze yürüyüp 5 saniye sonra patlıyor :) Bazense bıraktığımız koyun düşmana doğru meeeeleyerek ilerlerken engele takılınca bize dönüyor ve sıkıntıyı siz düşünün :)  shop kısmındaysa elimizdeki jetonlarla ekstra silah alabiliyoruz.

Gelelim grafiklere : Oyundaki grafikler ilk başta biraz  tadımı kaçırdı çünkü daha ışıltılı bir grafik beklerdim. Ayrıca oyunun bazen takılması,grafiklerin kesikleşmesi, hele ki zoom yapınca hareketlerin yavaşlaması biraz can sıkıcı. Ama bu durum kabullenilebilir,çünkü fiyatı ve kapsadığı alan bakımından makul denilebilir. Oynanabilirlik çok iyi,bir tek Ninja Rope kullanırken zorluk çekiliyor,onun dışında tuşlara alışmak kolay.Dokunmatik ekran da kullanılabiliyor . Patlama efektleri fena değil.Bu tarz bir oyunda zaten çok grafik aramamak gerek.Ses efektleri çok iyi, sesler güzel.Ama BİR ALEX DEĞİL. Solucanların hareketleri çok sempatik.Keyif veriyor.

Oyundaki çevresel etkilere de bakalım. Oyunda sadece silah bomba kullanılmıyor.Oyundaki çevresel efektleri de kullanmak mümkün.MEsela su dolu bir göleti patlatıp solucanın üzerine döktüğümüzde eğer boyunu geçiyorsa her elde canı -5 azalıyor.Ya da mantarlar var.Mantarlar patlatıldığında yeşil bir koku bırakıyor ve her elde -5 can azaltıyor.Bir de denize düşen solucan direkt ölüyor.Ölürken de patlama yapıyor ve çevresindeki solucanın hasar almasını sağlıyor.

GOODBYE !

Worms’u 16 sene sonra bir daha oynamanın verdiği keyfin değişmediğini görmek çok güzel. HADİ OĞLUM KAHVALTI HAZIR seslerinin ardından yazıyı bitirmem gerektiği anlaşılıyor ;) Çok yer kaplamayan Worms fiyatıyla da oldukça kabul edilebilir seviyede. Bu tarz bir efsane oyunun Vita’da yer alması bence + bir puan. Denemeye değer demiyorum, ALIN DİYORUM !

Notlar:
GRAFİK: Grafik sadece Anti-Alliasing,Pixel Shader değildir;bazen basit grafiklerde gönülleri fethetmeye değer.

SES : Şirin ses efektleri ne kadar güzel olsa da müzik için aynı şeyi söyleyemem.

OYNANABİLİRLİK : Tuşlar hem kolay hem de anlaşılır.

ATMOSFER : Oyunda sıkılmanın imkanı yok , multiplayer biraz sıkıntılı,keşke party seçeneği geliştirilseydi.

FİYAT / HAFIZA : Tarzının tek örneği bu tarz bir oyunun az yer kaplaması ve fiyatı muhteşem.

  • ottoman

    aynen hocam ben psp de de oynamış biri olarak store da görür görmez indirdim. ilk başta yine saçma sapan bir versiyon mu endişesi varken baktım hemen hemen psp dekine benzer çok sevindim. ama biraz kasıyor gibi geldi :D o kadar da olsun ;)